Sinirli olduğunuz kadar şakacısınız da.
Sormayın. Nasıl başladınız?
Siz başlattınız, biz de insanların devam etmesi için ortam oluşturduk. Gördük ki binlerce mimar sizin açtığınız yoldan ilerlemek istiyor.
Mimarlık sektöründe birşeylerin düzeleceğine inanıyor musunuz?
Evet, gerekli hazırlıklar ve organizasyon yapılırsa, kimse yalnız olmadığını hissederse düzelebi..
NAH DÜZELİR!
Sakin…
Büroların değil mimarların düzelmesi gerekiyor Mimarazzi anlamıyor musun? Mimarlar üç kuruş maaşa bu koşullara tahammül ettikçe patronları nasıl suçlayabilirsin ki?
Doğru. Hak veriyoruz. Mimarlara önemli görevler düşüyor.
E-niye kapattınız madem? Autoban’ı “Otoyol” yapıp, devam etseydiniz? Ne bileyim, “Emre Oralet Mimarlık”, “Kabanlıoğlu Architects“?
İçerik sansürlemenin hiç bir ofise faydasının dokunmayacağını göstermek istedik. Ayrıca bizim de eksiklerimiz vardı. Daha sistemli ilerlemek istiyoruz, hazırlıklarımızı yapıyoruz.
Site kapatıldıktan sonra nasıl tepkiler aldınız? Arkanızdan çıkacak böyle bir desteği bekliyor muydunuz?
Böylesi ortak bir tepkiyi doğrusu beklemiyorduk. 100’lerce meslektaşımız dışında, sektörel yayıncılardan, akademisyenlerden ve 10’larca patrondan “çok iyi iş çıkardınız, çok gerekli bir gündem oluşturdunuz, devamını bekliyoruz” çerçevesinde yorumlar aldık.
2-3 twitter komiği dışında karalama da almadık. Sektörde çalışmayıp kendini yazar ilan eden, ahkam kesen 1-2 ablanın sataşmalarını (eleştiri değil) gördük … Sonra ne olmuştu ya?… Hah, Youtube’da “Burhan Altıntop çok komikkk” videoları vardı onlara dalmışız. Vaktimiz çok değerli.
Facebook’ta “Autoban bana da tebligat gönder” grubunu gördünüz mü?
Evet gördük, çok güldük.
Size ahkam kesen, tavsiyeler verenler oldu mu?
Oldu ve kesinlikle onlar sayesinde mimarazzi, mimarazzi oldu. Zahmet edip gönderilmiş her eleştiri için minnettarız. Her gönderilen yorumu uzun uzun düşündük, kararlarımıza yansıttık.
Tebligat nasıl gönderildi?
E-posta yoluyla. “Cuma 16.00’a kadar kaldırmanızı ihtar ediyoruz” dediler. Biz de istedikleri gibi yaptık. Ertesi gün gelen 2. tebligat da “Biz sizin siteyi kapatmanızı istememiştik ki” gibi bir satır da vardı. Firmaya yağan tepkilerden büyük rahatsızlık duyduklarını, siteden Autoban ismini kaldırmamızı istediler, maddi manevi tazminat, falan filan.
Biz de uysal çocuklarız, kaldırdık.
Üyelik konusu? Sosyal medya ortamlarında bu konuyla ilgili talepler geldi. Neden düşünmediniz?
Çünkü öncelikli amacımız insanların güzel yazılarını takip ettirmek değil. Çekincemiz şu ki popülerlik içgüdüsü, olur olmadık yorumlar biriktirebilirdi. -Tam anonimlik- dürüstlük getiriyor. Yaptığın yorumdan dolayı sansasyon yaratamıyor, bir karakter oluşturamıyorsan, doğru ve gerçekleri yazmanın ötesine neden geçesin ki? Kim uğraşır?
Yazıların altına konacak bir “username”, mimarazzi içeriğinin mantığını değiştirecekti.
Şöyle de birşey var. Rumuz verirsek e-mail adresi de almak zorundayız. Bunu yaptığımızda da “anonim” kavramından uzaklaşıyoruz.
Üyelik ismi; açık vermek konusunda da çekinceler yaratacaktı. Bir kişinin hangi üç firmaya yorum yazdığından kim olduğuyla ilgili çözümlemeler rahatlıkla yapılabilirdi…
Mimarazzi’ye bu denli katılımın olup samimi görüşlerin paylaşılması bu derin anonim yaklaşımından kaynaklanıyor. Arkitera forum başından beri username’le çalışıyor (1-2 sene öncesine kadar TC Kimlik No bile istiyordu). Kendini göstermek isteyenler orada zaten gerekli diyaloglarını kuruyorlar. Ayrıca seçkin bir okuyucu kitlesi olduğu da şüphesiz.
Biz anonime izin veriyoruz. Anonimin faydasına inanıyoruz. Hepimiz #zurna’nın çocuklarıyız, hepimiz “21mSerseri”yiz
Bu haliyle kötü niyetli kullanıma mahal vermiş olmuyor musunuz?
Biz %95 samimi yorum alabilmek için %5 “kötüye kullanım”ı göze aldık. Eğer yazılanlar bu orandan fazla olsaydı mimarazzi bu yayılımı yapamazdı. Kimse içeride yazılanları ciddiye almazdı. Mimarları küçümsemeyin.
Şu anlaşılsın istemiyoruz, “Mimarazzi çok iyi gidiyordu, önü açıktı, sansürlendi!” gibi düşünmüyoruz. Evet, anonim olmasının bir bedeli vardı ve biz de bunu göze almıştık, o kadar. Mimarazzi’yi var eden de bu yaklaşımdı. Geleceği vardı-yoktu, onu bilmiyoruz.
4 ay sonrası için farklı planlarımız var. Gelen eleştirilerin her türlüsünü ciddiye alarak değerlendiriyoruz. Üyelikse de üyelik.
İçerikleri koruyor musunuz?
Evet. Olduğu gibi. Zamanı geldiğinde kaldığımız yerden…
Neye göre mesaj siliyordunuz?
Belirli kriterlerimiz vardı. Genel anlamda, -sonu olmayan tartışma ve karalamalar-a taviz vermiyorduk. Bir de içeriği okunabilir kılabilmek için başlıklarda -konuyla alenen ilgili yazılar- olmasını istiyorduk.
Sitenin okunabilir olmasının en önemli sebebinin bu moderasyon olduğunu da birçok kişi atlayabiliyor. Moderasyon istemeyenleri 4chan‘e davet ediyoruz.
Nasıl yayıldınız?
Haberlerle değil, tamamen viral yayıldık (hatta Cüneyt Özdemir’in Mimarazziyi gündeme getirmesinden büyük rahatsızlık duyduk). Biz sadece sektör içerisinde kalmak istedik. Bir yandan da mimarlar odası patronlar kulübü gibi, Arkitera patronlar yayını gibi davrandı. Taraf tuttuklarını iddia etmiyoruz, yanlış anlaşılmasın. Sadece anlayamadık. Sizin de dediğiniz gibi Haydarpaşa yangınında bile mimarların gündemi böylesine değişmemişti. Neden bu kurumlarda hiç gündeme gelmedi merak ettik.
4 ay sonra bizi neler bekliyor?
Çalışıyoruz, hep beraber göreceğiz.
Sitede yazılanlardan başka elinizde birşeyler var mı?
Evet. Ayrıca sizin de akşamları boxer altı siyah çorapla TV izlediğinizi biliyoruz.
Bu iş iyice çığrından çıktı, sizi dava ederim!
Bunun sizin için en iyisi olmayacağını söyleyebiliriz. Sizin gözünüz mü seğriyor?
Grrr…
———
Rutin bir chat sezonunu ana fikri değiştirmeden böylesi bir metne dönüştüren Sinirli ekibine hayranlığımızı ayrıca not etmek isteriz. Herşeye onlar sayesinde başladık. /Mimarlar
Bizim için keyifti, gerisini sabırsızlıkla bekliyoruz.. /Sinirliler